Son Tren 23:17

Emir’in son trene binmesiyle başlayan, zamanın 23:17’de takılı kaldığı karanlık bir gece. Bu tren yalnızca bir yere değil, bir karar anına gidiyor.

Hikaye Özeti

Emir, sıradan bir gecede son trene binmeye karar verir. Ancak saat 23:17 olduğunda zaman ilerlemeyi durdurur. Tren aynı istasyonlardan tekrar tekrar geçerken, içindeki yolcuların hiç de sıradan olmadığını fark eder.

Geçmişine ait kırık anılar zihninde belirirken, Emir bir karar anında sıkışıp kaldığını anlar. Bu tren bir ulaşım aracı değil, yüzleşme yeridir.

23:17’de verilen ya da verilmeyen her karar, sonsuz bir döngüye dönüşebilir.

1

Bölüm 1: Kaçış

Emir o gece eve gitmek istemiyordu. Çünkü o evde artık yalnız değildi. Bir hafta önce annesi taşınmıştı. Eşyaların yarısı gitmiş, duvarlarda çivi izleri kalmıştı. Salon boştu ama o boşluk bile ağır geliyordu. Babasıyla konuşmuyordu. Telefonu sessize almıştı. Mesajlar birikiyordu. Ve o gece… kavga olmuştu. Kendiyle. Balkonda uzun süre aşağı bakmıştı. Aşağıda caddeden geçen arabaların ışıkları kayıyordu. "Yoruldum." demişti içinden. Ama neye yorulduğunu bilmiyordu. Sonra montunu alıp dışarı çıkmıştı. Nereye gittiğini bilmeden yürümüş, ayakları onu metro istasyonuna getirmişti. Normalde bu saatte binmezdi. Ama saat 23:16’yı gösterdiğinde peronda tek başına duruyordu.

Son tren 23:17’ydi. Bir an dönmeyi düşündü. Ama dönse ne olacaktı? Telefonu titredi. Babasından mesaj: "Konuşmamız lazım." Ekranı kapattı. Rayların içinden gelen metal sesi duydu. Uzakta iki beyaz ışık belirdi. Tren geliyordu. Garip olan şey şuydu: Trenin sesi geç geliyordu. Işık görünüyordu ama raylar suskundu. Kalbi hafif hızlandı. "Saçmalıyorsun." dedi kendi kendine.

Tren perona girdiğinde içerisi neredeyse boştu. Sadece üç kişi vardı. Cam kenarında yaşlı bir adam. Kapüşonlu, yüzü görünmeyen biri. Ve arka koltukta tek başına oturan küçük bir kız çocuğu. Kapılar açıldı. Emir tereddüt etti. Sonra içeri adım attı. Kapılar kapandı. Saat 23:17 oldu. Ve dakika ilerlemedi.

2

Bölüm 2: İlk Tuhaflık

Tren hareket etti ama dışarısı karanlık değildi.
Tünel olması gerekiyordu. Ama camdan baktığında dışarıda şehir vardı. Aynı istasyon tekrar geçiyordu. Aynı silik tabela. Aynı boş bank. Emir kaşlarını çattı.

"Bu imkânsız."

Telefonuna baktı. 23:17.
Dakika sabitti.

Yan koltuktaki yaşlı adam konuştu:

"İlk kez mi?"

Emir irkildi.

"Ne?"

"Bu trene ilk kez mi biniyorsun?"

Sesinde merhamet yoktu. Yargı da yoktu. Sadece… yorgunluk vardı.

Emir cevap vermedi.

Kapüşonlu kişi başını hafifçe kaldırdı. Yüzü hâlâ görünmüyordu ama bakışın ağırlığı hissediliyordu.

Arkadaki kız çocuğu fısıldadı:

"Hatırlayacak."

Emir ayağa kalktı.

"Bir sorun var. Bu istasyon az önce geçti."

Yaşlı adam hafifçe gülümsedi.

"Evet."

"Nasıl yani evet?!"

"Çünkü sen henüz inmediğin yere gidiyorsun."

Emir’in boğazı kurudu.

"Burası son tren." dedi yaşlı adam.

"Ve son tren her zaman bir yere varır."

"Nereye?"

Adam cevap vermedi.


Tren bir anda karardı. Işıklar söndü. Tamamen. Ve o karanlıkta Emir bir şey duydu. Ray sesi değil. Nefes. Kendi nefesi değil.

3

Bölüm 3: Çarpışma

Işıklar geri geldiğinde herkes yerindeydi. Ama küçük kız artık Emir’e bakıyordu. Gözleri siyahtı. Tamamen siyah. Emir geri çekildi.

"Bu normal değil."
Telefonunu çıkardı. Kamerayı açtı. Kızı ekrandan görmek istedi. Ekranda koltuk boştu. Gerçekte kız oradaydı. Ekranda yoktu. Telefon titredi. Bildirimsiz bir mesaj:

"23:17 — Hâlâ geç değil."

"Ne geç değil?" diye fısıldadı. Bir görüntü zihninde çaktı. Raylar. Bağırış. Bir itiş. Birinin ayağı kayıyor. Metalin çığlığı. Emir gözlerini kapadı.

"Hayır"

Yaşlı adam bu kez ayağa kalktı.

"Hatırlamak acıtır."

"Ben ne yaptım?"

Adam yaklaştı.

"Sen binmedin."

Emir dondu.

"Ne?"

"Sen bindin sandın."

Tren aniden sarsıldı. Camın dışından beyaz bir ışık vagonu doldurdu. Ve o an Emir gördü. Kendini. Rayların üzerinde. Işıklar üzerine doğru geliyor. Saat 23:17.

4

Bölüm 4: Gerçek Parçası

Emir yere çöktü.

"Bu bir rüya."

"Hayır." dedi kapüşonlu kişi.

İlk kez konuşmuştu. Sesi boşluk gibiydi. Yankısız.

"Bu karar anı."

"Ben… ben atlamadım." diye bağırdı Emir

Yaşlı adam başını eğdi.

"Atlamadın."

"İtmedim de." dedi Emir

Sessizlik.

Küçük kız ayağa kalktı.

"Her gece aynı yerde takılı kalıyorsun."

"Ne demek bu?" diye sordu Emir

"Seçim anında."

Emir’in kalbi deli gibi atıyordu.

"Ben ne seçtim?" diye sordu Emir

Yaşlı adam cevap verdi.

"Hiçbir şey." Tren tekrar aynı istasyondan geçti. Saat hâlâ 23:17’ydi.

5

Bölüm 5: Döngü Başlıyor

Kapılar açıldı. Peron boştu. Ama yerde bir gazete kupürü vardı. Emir yavaşça yaklaştı.

Başlık: "Genç adam 23:17 treninin altında ağır yaralandı." Altında bir fotoğraf.

Kendisi.

Ama fotoğraftaki yüz korkmuş değil. Kararlı.

Emir geri çekildi.

"Ben ölmedim."

Yaşlı adam arkasından konuştu:

"Henüz değil."

Tren kapıları kapanmaya başladı. Emir bir an karar vermek zorundaydı. İnecek mi? Yoksa içeride mi kalacak?

Kapüşonlu kişi fısıldadı:

"Bu kez farklı yapabilirsin."

Saat hâlâ 23:17. Ve kapılar yavaşça kapanıyordu.

6

Bölüm 6: İnen Var Mı?

Kapılar kapanmadan saniyeler önce Emir dışarı adım attı.

Peron buz gibiydi.

Arkasını döndüğünde tren hâlâ oradaydı. İçeride yaşlı adam camdan bakıyordu. Küçük kız başını eğmişti.

Kapüşonlu kişi görünmüyordu.

Saat: 23:17.

Dakika yine ilerlemiyordu.

Peronda tek bir çıkış kapısı vardı. Üstünde yazı yoktu. Emir yürüdü.

Adımları yankılanıyordu ama ses geç geliyordu. Sanki önce hareket ediyor, sonra dünyaya ulaşıyordu.

Kapıyı itti.

Açılmadı.

Arkasından tren kapıları kapandı. Emir dönüp baktı. Tren gitmiyordu. Sadece bekliyordu.

7

Bölüm 7: Yüzleşme

"İnmek yetmez."

Ses arkasından geldi.

Kapüşonlu kişi perondaydı. Bu sefer yüzü görünüyordu.

Emir’in yüzüydü.

Ama daha soğuk. Daha sert.

"Ben bu değilim." dedi Emir.

"Sendin." dedi diğeri.

Bir anlık görüntü zihnine çarptı. Ray kenarında biri vardı. Bir tartışma.

Bağırış.

"Yapma!"

Bir itiş. Bir kayış. Metalin çığlığı.

Emir dizlerinin üstüne çöktü.

"Ben... itmedim."

Kapüşonlu versiyonu eğildi.

"Belki de tutmadın."

8

Bölüm 8: Küçük Kız

Tren kapıları yeniden açıldı. Bu kez küçük kız peronda tek başına duruyordu.

"Elini uzatmadın" dedi

"kim o?" diye fısıldadı Emir Kız cevap vermedi. Elini uzattı. Emir tereddüt etti ama tuttu.

Bir anda görüntü değişti.

Aynı istasyon. Ama kalabalık. Bir kadın ray kenarında sendeledi. Emir bir adım attı. Durdu. Bir saniye. Sadece bir saniye. Ve tren geldi. Görüntü dağıldı.

Emir elini çekti.

"Ben yapmadım..."

Kız başını eğdi.

"Bazen yapmamak da yapmaktır."

9

Bölüm 9: Yaşlı Adam

Trene geri bindiler.

Yaşlı adam Emir’in karşısına oturdu.

"Her döngü bir şans." dedi.

"Ne için?" dedi Emir

“Seçmek için.”

Emir düşündü.

"Ben seçmedim." dedi.

Yaşlı adam gözlerini kapadı.

"İşte sorun o."

"Tren sarsıldı. Camdan dışarı bakınca istasyonun yanmış olduğunu gördü. Siyah duman, boşluk, siren sesi."

Gazete kupürü camın dışında uçuşuyordu.

"Genç kadın 23:17 treninin altında hayatını kaybetti."

Emir’in midesi bulandı.

"Ben onu tanımıyordum."

Yaşlı adam fısıldadı:

"Adı önemli değil."

"Önemli olan seçimlerin."

"Ve sonuçları."

Emir sustu.

Tren hızlanıyordu.

Camdan dışarı baktı.

İstasyon yoktu.

Sadece karanlık.

Ve siren sesi.

10

Bölüm 10: Çatlak

Saat ilk kez titredi.

23:17 → 23:18

Emir dondu.

"Dakika değişti."

Küçük kız gülümsedi.

"Hatırladın."

Kapüşonlu versiyonu ayağa kalktı.

"Şimdi ya kalırsın ya çıkarsın."

Tren hızlandı. Camların dışı beyaz ışıkla doldu.

Emir ayağa fırladı.

"Nasıl çıkacağım?!"

Yaşlı adam son kez konuştu:

"Bu kez uzat elini."

Tren yeniden istasyona girdi. Ray kenarında yine o an vardı. Kadın kayıyordu. Zaman yavaşladı. 23:17’ye geri dönüyordu. Emir koştu. Bu kez durmadı. Elini uzattı.

11

Bölüm 11: Kapılar Kapanıyor

Emir’in eli kadının bileğini yakaladı. Soğuk. Gerçek. Bu kez hissetti.

Tren ışıkları üzerlerine patladı. Kalabalık çığlık attı. Zaman yırtıldı. Tren kadına çarpmadı. Tren Emir’e çarptı.

Bir anda rayların üzerinde tek kişi vardı. Kadın platforma düşmüş, nefes nefese kalmıştı. Ama Emir raydaydı.

Ve tren durmadı. Metal gövde içinden geçti. Acı yoktu. Sadece uğultu.

Ve bir cümle:

"Yer değişimi tamamlandı."

12

Bölüm 12: Bir Sonraki Durak: Sen

Emir gözlerini açtığında trende değildi. İstasyon boştu.

Ama bu kez yerde bir beden vardı.

Kendi bedeni. Kan yoktu. Yara yoktu.

Ama gözleri açıktı. Donmuş. Saat: 23:18 Dakika ilerliyordu.

Arkasından alkış sesi geldi.

Küçük kız, yaşlı adam ve kapüşonlu aynı anda konuştu:

"Seçim yapıldı."

Emir geri çekildi.

"Ben kurtardım onu!"

Kapüşonlu güldü.

"Evet."

"İşte sorun da bu."

13

Bölüm 13: Acil Çıkış

İstasyon titremeye başladı.

Duvarlar çatladı. Tabelalar düştü.

Anons sistemi cızırtıyla çalıştı:

"23:17 hattında gecikme yaşanıyor."

Emir koşmaya başladı.

Bu kez tren yoktu.

Raylar sonsuza uzuyordu. Uzakta başka bir siluet vardı. Ray kenarında duran başka bir genç. Telefonuna bakıyordu.

Saat: 23:16

Emir bağırdı:

"Gitme! Binme o trene!"

Ama sesi ulaşmadı.

Çünkü o genç…

Emir’di.

Bir önceki döngü.

14

Bölüm 14: Tek Yön

Kapüşonlu versiyon tekrar karşısına çıktı.

"Bu bir kurtarma hikayesi değil."

"Ne o zaman?!"

"Devralma."

Emir’in midesi buz kesti.

"Ne devralması?"

Yaşlı adam cevapladı:

"Bu tren boş kalmaz."

Küçük kız ekledi:

"Birini kurtarırsan yerini alırsın."

Emir geri adım attı.

"Yani ben..."

"Evet."

İstasyonda hoparlör yankılandı:

"23:17 hattı yeni rehberine kavuştu."

Tren tünelden çıktı.

Ama bu kez sürücüsüz değildi. Ön camda Emir’i gördü. Ama daha yaşlı. Daha donuk.

15

Bölüm 15: Son Tren Gerçekten Son mu?

Tren durdu.

Kapılar açıldı.

Platformda biri duruyordu.

Yorgun. Boş bakışlı.

Telefonuna bakıyordu.

Saat: 23:16

Emir artık trenin içindeydi.

Yaşlı adam yoktu.

Kapüşonlu yoktu.

Küçük kız yoktu.

Sadece o vardı.

Ve karşısındaki genç Emir.

Kapılar açıldı.

Anons geldi:

"Son tren 23:17 perona yanaşıyor."

Genç Emir tereddüt etti. Bizim Emir camın arkasından baktı.

Bir anlık bir şans vardı.

Fısıldadı:

"Binme."

Ama ses camdan geçmedi.

Kapılar kapandı.

Saat:

23:17

Ve dakika durdu. Tren hareket etti. Yeni döngü başladı.

SON

Emir’in yolculuğu bitti. Ama 23:17 her gece aynı saatte yeniden gelecek. Bazı trenler varış noktasına ulaşmaz. Sadece bir karar anında sonsuza kadar dolaşır.

Hakkında

Son Tren 23:17

Son Tren 23:17 Hikayesi

Son Tren 23:17 Hikayesi Bu gerilim dolu hikâye, sıradan bir gecede son trene binen Emir’in zamanın 23:17’de takılı kaldığı karanlık bir döngüye hapsolmasını konu alır. Aynı istasyonlar, aynı an ve tekrar eden bir karar… Ancak bu tren bir ulaşım aracı değil, bir yüzleşme yeridir. Emir, geçmişte verdiği ya da vermediği bir kararın gölgesinde, gerçekle suçluluk arasındaki ince çizgide yürümek zorunda kalır. Her döngü yeni bir şans gibi görünse de, bu trenin bir kuralı vardır: Yerini boş bırakmaz. 23:17’de zaman durabilir. Ama vicdan asla durmaz.

Yayınlanma Tarihi: 14 Şubat 2026

Yazar Hakkında

Yazar: EagleKitap Ekibi


Biz, kitapların sadece sayfalardan ibaret olmadığını; her birinin bir yolculuk, bir duygu ve yeni bir bakış açısı sunduğuna inanıyoruz. Amacımız okurlara ilham vermek, yeni dünyalar keşfetmelerini sağlamak ve kalıcı izler bırakacak eserler ortaya koymak.